17 Ağustos 2011 Çarşamba

Zihnin Gidip Gelme Hali: Vavien

Taylan Biraderlerin Vavien filmini görmekte epey geciktiğimi söylemeliyim. Nihayet izledim ve üzerine birkaç satır yazmadan geçemeyeceğim.

Vavien, elektrikle ilgili bir terim. Türkçe karşılığı tam olarak yok. Genelde merdivenlerde kullanılan, tek bir ampulün iki ayrı anahtardan kontrol edilmesini sağlayan sistem. Fransızcada kelime anlamı gitti-geldi. "Vavien" teriminin filmle tek ilgisi baş karakter Celal'in elektrikçi olması değil. Şu gitti-geldi meselesi. Aslında hepimizin çok kez yaşadığı bir durum "gidip gelmek". Duygularımız, kararlarımız, tavırlarımız her zaman aynı değildir, hatta oldukça değişken de olabilir bazen. Engin Günaydın'ın senaryosunda yer verdiği karakterlerin de bu gidip gelme halini yaşadığını görüyoruz.


Celal, taşrada yaşayan bir elektrikçi. Eşi Sevilay ve oğlu Mesut'la çok mutlu bir yaşamları olduğu söylenemez. Celal her şeyden bıkmış usanmış bir haldedir ve ailesinin geri kalanına da bunu aynen yansıtır. Tek eğlencesi vardır, o da abisiyle birlikte "ihale aldık" bahanesiyle Samsun'a gidip pavyonda eğlenmek. Elbette ailesinin bundan haberi yoktur. Zaten bu, herkesin birbirinden bir şeyler gizlediği bir aile. Mesut babasının gizli(!) eşyalarını onun haberi olmadan karıştırır, Sevilay Almanya'daki babasından gelen paraları Celalden habersiz biriktirir. Celal'in ise çok daha karanlık bir sır dünyası var aslında. Sevilay'ın biriktirdiği paradan haberdardır, bunu bir çıkış yolu olarak görmektedir ve Sevilay'dan "kurtulma" planları yapar...

Vavien, sinemamızda çok sık görmediğimiz bir tarza sahip. Engin Günaydın tam anlamıyla bir "kara film" senaryosuna imza atmış. Diyaloglar olağanüstü ve çok gerçekçi. Yağmur ve Durul Taylan ikilisi teknik anlamda     ne kadar başarılı olduklarını ortaya koymuşlar ve Günaydın'ın senaryosunu olabilecek en iyi şekilde perdeye yansıtmışlar. Senaryo ve yönetmenlik birbirine hizmet ediyor film boyunca. Ancak çok keskin ve etkili ilerleyen hikaye biraz kolay bir sona bağlanmış. İnsan daha şaşırtıcı, çarpıcı bir son bekliyor. Yine de filmin geneline bakacak olursak, bunun ufak bir kusur olduğunu söyleyebiliriz.

Oyunculuklara da değinmek gerek diye düşünüyorum çünkü baş rollerden yan rollere "kusursuz" bir oyunculuk var filmde. Özellikle Binnur Kaya son derece ölçülü ve bir o kadar etkileyici. Settar Tanrıöğen'in tek başına kadeh kaldırıp bağlama çaldığı sahneyse gerçek bir sinema keyfi sunuyor.

Vavien'in, son dönem Türk Sinemasının en iyi işlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Açıkçası filmi izlerken çok kez içimden şunu tekrarladım: " Onların Coen Kardeşleri varsa, bizim de Taylan Biraderlerimiz var!"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder