18 Ağustos 2011 Perşembe

Gerçek Bir Vampir Filmi: Kanıma Gir

İsveç yapımı "Lat den ratte komma in/Gir Kanıma" filmini ne yazık ki izleme şansım olmamıştı. Film, adını epey duyurduktan ve pek çok övgü aldıktan sonra bir Amerikan yeniden çevrimi bekleniyordu. "Let Me In/Kanıma Gir" çok değil, yalnızca üç yıl sonra vizyona girdi.

Son yıllarda zaten klasik vampir mitinin dışına çıkılmaya başlandı. Vampirler artık "saf kötülük" timsali olarak gösterilmiyor. Daha çok, açlık çeken, kana muhtaç ve bir insanın yapabildiği pek çok şeyden mahrum (gündüz dışarı çıkmak gibi), lanetlenmiş yaratıklar günümüz vampirleri. Kanıma Gir de bu yeni unsurları barındırıyor ve bunları perdeye etkileyici bir biçimde yansıtmayı da başarmış görünüyor. Yine de klasik vampir mitinden çok da uzaklaşmamış. Twilight'ın güneşte ışıl ışıl parlayan sevgi kelebeklerini gördükten sonra hakiki bir vampir filmi izlemek daha da değerli oluyor tabi.

Kanıma Gir yalnızca vampirlerin ortalıkta dolanıp insanlara dehşet saldığı bir filmde değil. Owen, sorunlu ailesi tarafından ilgisiz bırakıldığı yetmezmiş gibi okuldaki serseri tiplerin de bir numaralı eğlencesidir. Abby ise malum, bir vampirdir ve normal hayattan çok uzaktır. Hiç arkadaşı olmayan bir çocukla "öteki" olmaya mahkum vampirin ruh halleri aslında çok benzerdir. Aralarında güçlü bir bağ oluşması da kaçınılmazdır.

Adını "Cloverfield/Canavar"la duyuran Matt Reeves, bu yeniden çevrim için iyi bir tercih olmuş. Zira yönetmenlik açısından filmin eksiği yok. Genç oyuncular da oldukça başarılı. Özellikle Kodi Smit-McPhee, Owen rolünde çok iyi. Karakterinin tüm duygularını eksiksiz biçimde seyirciye yansıtıyor.

Özetle, filmi başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Matt Reeves de filmografisine güçlü bir yapım eklemiş. Ancak filmin en büyük dezavantajı bir yeniden çevrim olması. Özgün değil. Bu da ister istemez hem film hem de Reeves için bir "yarım" başarı demek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder